“Masum Çehreli Yavrum!”



Canım Oğlum,

Senin hayatımıza gireceğini ilk öğrendiğimiz gün dünyalar bizim olmuş gibi çok sevinmiştik. Bundan iki hafta sonra doktora gidişimizde senin varlığını gördük. Sonraki gidişimiz de ise ilk kalp atışlarını duyduk. Yavaş yavaş hayatımıza girmeye başladığını anlıyorduk…


Canım Oğlum,

Hasretin, özlemin bittiği gün gelip çattı. Annen ve senden önce fotoğrafın geldi. O anı anlatmaya kelimeler yetmez. Ebe kollarında senin ile gelip seni bana verdiğinde, seni öptüğümde, kalbim duracak sandım. Senin yüzüne bakıp baba olduğumu anlamaya başladım.


Evimize geldikten kısa bir zaman sonra kulağına ismini okuyup sonra da saçını kestim. Adını Muhammed Vefa koyduk. Vefasızların olduğu bu zamanda vefalı ol diye.


Canım Oğlum,

Kapının çaldığını duyunca kucağımda seninle beraber açtık kapıyı. Gelenler ile gitmek gerekiyormuş. Seni doya doya öpmeye başladım ama sana doymak mümkün mü?  Annen ile de vedalaşıp evden çıktım. Evden çıkan bedenimdi. Ruhum sizin yanınızda kaldı, hala da sizinle beraber…


Canım Oğlum,

Her hafta sizi gördükçe çok mutlu oluyorum. Her görüşe geldiğinde biraz daha büyümüş geliyorsun.

Çıktığımda seni kanguru ile gezdirmeye söz veremiyorum fakat seni omuzlarıma alarak gezdirmeye söz veriyorum.


Canım Oğlum,

Senin sesini, kokunu çok özledim. Allah’ın izni ile çok yakında size kavuşacağım. Hasretle öpüyorum. Seni çok seviyorum.

Hasretinle yanan baban..


Hangi hasret bilinmez bu gecenin çektiği
Bir çocuk ağlaması bir melodi..
Rüya bahçelerinin üstüne gül ektiği
Masum çehreli yavrum!..

İncecik dudaklarında titreyen süt kokusu
Ağartır gecelerin bitmez karanlığını
Yüreğimde hicran korkusu
Unutturur hayatın can ve cananlılığını


[Oğlu iki buçuk aylıkken tutuklanan ve bir buçuk yıldır mahpus olan babanın oğluna mektubu…]

Kaynak: Mektuplar – Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2018/05/20/masum-cehreli-yavrum/

Hiç yorum yok