“Evlere Temizliğe Gidiyorum”


Temmuz hadisesinden sonra hayatımızın akışı değişti. Zira olaydan 6 gün sonra, sabah 07.00’de kapımıza 3 sivil polis geldi. İkisi kibar, diğeri biraz kaba haliyle evimizi aradılar dağıta dağıta.. Eşime de bir kaç soru sorup götürdüler.

Tam 13 gün ellerindeki kelepçeyi tuvalet ihtiyacı harici çıkarmamışlar. 24 gün sonra ancak haber alabildik nerede olduğuna dair.

Ayrılığın ve yalnızlığın ne demek olduğunu tek başıma üç çocukla kalınca anladım. Büyük oğlum bir kaç ay kabullenemese de zamanla anladı. Küçük oğlum üç yaşında bir şeyden haberi yok. En mağdur olansa ortanca oğlum oldu. Zira okula yeni başlamıştı. Okumayı arkadaşlarından daha geç söktü. Baba hasreti en çok ona dokunmuştu.

Para kazanmak nedir bilmezdim. 17 aydır evin tüm yükü bana kaldı. Sağolsunlar çevremde yardımcı oldular. Haftada 5 gün apartman ve ev temizliğine gidiyorum. Ailenin yükü bana kalmış olsa da ümidimi hiç yitirmedim.

Eşim 18 yıllık öğretmendi ilçemizdeki lisede. Etrafında sevilirdi. Hep ağzında duasıydı, “Allah var gam yok!” derdi. Etrafa hep ümitvar konuşurdu. Yeis kelimesi lûgatında yoktu. Daha sonra öğrendim ki bu hali cezaevinde de devam edince hücreye atmışlar eşimi, tam 10 gün…

Çözülmesi zor sıkıntılı hadiseler karşısında “Bu da geçer ya Hu!” deyişi hâlâ kulaklarımda yankılanır.

Üç evladımla beraber göğüs germeye çalışıyoruz dünyevi meşakkatlere. Şimdi ben de eşimin dediği gibi diyorum; ”Bu da geçer ya Hu!..”

Kaynak: http://magduriyetler.com/2018/06/23/evlere-temizlige-gidiyorum-2/

Hiç yorum yok