Zalimler ve Mazlumlar
Bir yanda güç, kuvvet; diğerinde uhuvvet.
Birinde hep şatafat, ötekinde nezâhet.
Ağlatmak âdetidir, zalimlerin bu dünyada.
Mazlumlar ağlarken de güldürme sevdasında.
Zindanla, cinayetle hayatları karartır.
Zalimler sevmez ortak, rakibini batırır.
Mazlumlar uğrasa da gadre kimse duymaz, ses.
Zalimin ayağına har batsa, bulur makes.
Bu dünyada her daim güçlü olan haklıdır.
Zayıf olanın hali, inan dokunaklıdır.
Bir sürü uşak ile yalaka vardır kapıda.
Köpeklerin şanı var, zalim katında.
Mazlumun dostu yine mağdur ve mazlumlardır.
İftirayla bühtana muhatap masumlardır.
Saraylar, yalılardır zalimin hep mekânı.
Mazlumun kulübesi ve buz gibi zindanı.
Her gün bir arabaya binsin zalim.
Gariban mazlum yine şu tabanvaya talim.
Zalimin oğlu, kızı, damadı hep iş kurdu.
Mazlumun çocukları, işsiz güçsüz uyurdu.
Mazlumun cebinde bu ay da akrep var yine.
Zalimler, kuş sütüyle başladılar tezyine.
Ahir zamanın remzi kahraman olur zalim.
Yediği dayak yetmez, hain olurmuş mazlum.
Zalimler, yalnız gider daima bu âlemden.
Mazlumların kıymeti, anlaşılmaz ölmeden.
Mazlumun âhı çıkar aheste aheste bak.
İnanmazsan insanlık tarihine dön de bak.
Yerle bir oldu Nemrut, Firavun ile Hâmân.
İbrahim ile Musa oldu altın yazılan.
Hani Ebû Cehil, hem nerede Ebû Leheb.
Zulmüyle bugün onlar gözümüzde merkep.
“Size su yok!” diyordu, o Yezit nerelerde.
Hüseyin’in ismi var Müslüman yüreklerde.
Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2018/09/12/zalimler-ve-mazlumlar/



Hiç yorum yok