Muşambanın üzerinde yaptığı doğumu anlattı: Bebeğimi mutfak tartısıyla tarttık
Felsefe öğretmeni Yasin Atik’i (38) hemen hatırlayacaksınız. Eşi Yasemin Atik’in (35) evde doğum yapmak zorunda kaldığını gözyaşlarıyla anlamıştı.
Merkezi ABD’de bulunan insan hakları kuruluşu Advocates of Silenced Turkey (AST)tarafından hazırlanan videoda Yasin Atik, bir yıldır ayrı kaldığı eşine ve 4 çocuğuna duyduğu özlemi dile getirmek için kamera karşısına geçmişti.
Ama asıl içini yakan olay, ailece Türkiye’de yaşadıkları zor günlerdi. 15 Temmuz’dan sonra iki yıl saklanmak zorunda kalan Yasemin Atik, başkasına ait bir evde, 4 metrekarelik bir odada, muşambanın üzerinde oğlu Yusuf Muhsin’i dünyaya getirmişti.
NEW DOCUMENTARY: Yasin was not aware that the journey he was attending with his spouse and kids for freedom would separate them. A high school girl faces the difficulties of life at an early age. Both are the victims of #Erdogan Regime in #Turkey https://t.co/aoiyA2WxaZ pic.twitter.com/31zcPHaWhM
— Advocates of Silenced Turkey (@silencedturkey) 8 Mayıs 2019
Doğum gibi zor bir olayı, baskının, korkunun hakim olduğu bir ortamda hastane yerine evde başarabilen o kadını herkes merak etmişti.
Neler yaşadılar, ne oldu, ne bitti? Baba Amerika’da, anne ve çocuklar neredeydi? 11 aydır Selanik’te yaşayan Yasemin Atik’e ulaştık ve yaşadıklarını kendisinden dinledik.
NEW DOCUMENTARY: Yasin was not aware that the journey he was attending with his spouse and kids for freedom would separate them. A high school girl faces the difficulties of life at an early age. Both are the victims of #Erdogan Regime in #Turkey https://t.co/aoiyA2WxaZ pic.twitter.com/31zcPHaWhM
— Advocates of Silenced Turkey (@silencedturkey) 8 Mayıs 2019
PROTESTOYA KATILDIM DİYE FİŞLENMİŞTİM
Marmara Üniversitesinde Büro Yönetimi okudum. Mezun olduktan sonra İstanbul’da bir yurtta rehberlik yapmaya başladım. Daha sonra Beşyüzevler’de bir dernekte çalıştım. Aralık 2006’da evlendik ve sekiz ay sonra Edirne Keşan’a taşındık. Orada bir yurtta yönetici memur olarak görev yapıyordum. İşimiz öğrencilerin dertleriyle, sıkıntılarıyla ilgilenmekti.
Eşim Yasin Atik, İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünden mezun. O da dershanede öğretmenlik yapıyordu. Keşan’da bir süre kaldıktan sonra Mart 2010’da Edirne merkeze geçtik. Bu kez Aile Yaşamını Destekleme Derneği (AYDER) ve Başarı Yurdunda çalışmaya başladım.
Bu arada üç çocuğumuz oldu. Enes 2 Haziran 2008’de, Reyhan 30 Aralık 2009’da, Nalan da 8 Ağustos 2015’te doğdu.
15 Temmuz olayını herkes gibi biz de televizyon öğrendik. O gün eşim ve çocuklarımla birlikte İstanbul’daki evimizdeydik. Ben çocuklarla ilgileniyordum. Eşim İnternet’te gezinirken söyledi darbe vs. diye… Yavaş yavaş etrafımızdaki arkadaşlar gözaltına alınıp tutuklanmaya başladı. Durum böyle olunca biz de evimizde kalmamaya başladık.
Eşimin zaten 15 Temmuz’dan önce, 4 Mart 2016’da ifadesini almaya gelmişlerdi. Yurt ve dershaneler kapatılınca biz İstanbul’a taşınmıştık. 4 Haziran 2016’da İstanbul’daki evimize tutuklama emriyle geldiler. Eşim yine evde yoktu. 2016 Ağustos’tan itibaren ben de evde kalmamaya başladım.
2 YIL SAKLANMAK ZORUNDA KALDIM
Tabi ki çok zor bir süreçti. 3 çocuk, eşim bir yerde, ben bir yerde… Git gel, çocuklarla olmuyor. Başka bir semtte ev tuttuk. Türkiye’de 2 yıl saklanmak zorunda kaldım, hiçbir suç işlemediğim halde, sırf birileri adımı verdi, ifadelerde adım geçti diye…
Aralık 2016’da hakkımda dosya açılmıştı. Aynı dosyada yer alan, ifadeye giden diğer arkadaşlar söylemişti. İlk mahkeme Şubat 2016’da oldu. Terör örgütü yöneticiliğinden aranıyordum. Duyunca şok geçirmiş, vay be demiş, gülmüştüm… Yurtta çalışan sıradan biriydim, örgüt yöneticiliği inanılır gibi değildi, neyi, hangi örgütü yönetiyor, ne yapıyordum ki! Edirne’de adliye önünde protestoya katılmıştım arkadaşlarımla. Hükümetin basın özgürlüğüne dair yaptığı hukuksuz uygulamaları protesto ettim diye fişlemişler meğer.
Bir de alt komşum ifade vermiş hakkımda. Burs topluyorlardı, sohbet yapıyorlardı demiş. Hemşire bir hanımdı, eşi de doktordu. Büyük ihtimalle kendilerine bir şey olmasın diye menfi ifade vermişlerdi. Ne onlara ne de başka kimseye bir şey söylemiyorum, gönül koymuyorum. Çünkü ifade alınırken insanlara neler söylediklerini, yapılan tehditleri biliyoruz.
DOKUZ AY BOYUNCA SADECE 4 KEZ DOKTORA GİDEBİLDİM
Başka bir semtte ev tutmuştuk. Bu arada dördüncü çocuğuma hamile olduğumu öğrenmiştim. Hamilelik sürecinde 4 kez doktora gidebildim En sonuncusu doğumdan bir hafta önceydi. O da çok büyük riskleri göze alarak gittim. Sırayı alıyorum, hastaneden çıkıyorum, hastaneyi görebilecek yerlerde sağda solda dolaşıp, gelen giden var mı diye bakınıyorum, sıra bana gelince tekrar içeri giriyorum.
KHK İLE İHRAÇ OLMUŞ BİR EBE BULDUM
Atik ailesi Atina’dayken…
Benden 45 gün önce bir arkadaşım doğum yapmıştı. Ona, bildirim sistemine geçmemiş bir hastane bulduk, tevafuken. Orada birkaç arkadaş doğum yaptı. Akşam yatmadan bir bahane bulup çıktı.
Ben de orada doğum yapmayı düşünüyordum ama saat yedide doğum yapan bir arkadaşımın kapısına sekizde polis dayandı. İki gün sonra kızı alıp götürdüler Edirne’ye. Bir hafta boyunca sorguydu, hastaneydi… Kızcağız karakol, savcılık, hastane arasında git gel perişan oldu. Bebek sarılık oldu. Bunları duydukça bu taraftan ben de perişan oldum.
Bir yandan da bana haber gönderiyorlar. Başka bir çözüm bulsun diye. O zaman evde doğumu düşünmeye başladık. Önümü ilk açan ve destek olan eşimdi. Tecrübeli bir ebe bulduk. KHK ile ihraç olmuş bir ebeydi. Bir arkadaşın vesilesiyle bulmuştuk.
Doğum için dört-beş ev ayarladık. Birinde sorun çıkarsa diğerine geçerim diye. Her ihtimali düşünmek zorundasınız. 10 Eylül 2017’yi, 11 Eylül 2017’ye bağlayan gece başladı sancılarım. Gündüzden hissetmiştim doğum olabileceğini. İlerleyen saatlerde ebeyi aradık.
GECE ÜÇTE EBEYİ ALMAYA GİTTİK, ALTIDA SANCILARIM ARTTI
Erkek kardeşim gece 03.00 gibi ebeyi almaya gitti. Saat 06.00’da geldiler. Yanında başka bir kadın daha vardı, o da ebeydi. Serum, kalp dinlemek için NTS aleti, solunum cihazı vardı, tedarikliydi. Benden önce başka kadınlara doğum yaptırmıştı. Benden sonra başka bir eve daha gideceklerdi.
İşinin ehli bir ebeydi. Diğer doğumlarımı Sema Hastanesinde yapmıştım. Sema’dan hiçbir fark hissetmedim, başımdaki hemşireler adına. Çok destek oldular, rahat bir şekilde dünyaya geldi oğlum. Gece boyunca çok sancım olmadı ama 6’dan sonra arttı.
4 METREKARELİK ODADA YERE YORGAN SERDİK, ONUN ÜSTÜNE DE BÜYÜK BİR MUŞAMBA
Kaynak: Aktif Haber http://aktifhaber.com/15-temmuz/musambanin-uzerinde-yaptigi-dogumu-anlatti-bebegimi-mutfak-tartisiyla-tarttik-h133833.html



Hiç yorum yok