Ahmet ARSLAN – İlk Sütü Nezarethanede İçti



Evine ender gazete giren ailelerdendi Yılmaz ailesi.(Gerçek isimler ve soy isim mahfuz)
Evin iki güzel çocuğundan büyük olan Ali de yeni sökmüştü okumayı. Annesi okumasının ilerlemesi için günlük okuma saatinde oğlundan hikâye kitaplarından en az bir hikâye okumasını isterdi. Onun okuması bitince de kendisi gazeteyi alır. Ailenin faydalanabileceği haberleri yüksek sesle okurdu. Arkasından da soru-cevap dakikaları gelirdi.
Nisan yağmurlarının bereketlendirdiği Akdeniz ikliminde akşam yemeği yenmiş, çaylar içilirken Zehra Hanım’ın oğlundan bir isteği oldu.
—Hadi bakalım Ali’m, canım oğlum. Okuma saatimiz. Şimdi söz sırası sende. Oku da dinleyelim bakalım.
Ali de çoktan hazırlıklarını yapmış. Koltuğa oturmuştu. Hikâye kitabını eline alıp zevkle okumaya başladı. Yaklaşık yirmi dakika sonra hikâyesini bitirdi.
Zehra Hanım da gazeteden üç-beş haber okumaya başlamıştı ki Ali ’nin dikkatini gazetedeki bir haber çekti. Haberde “F..ö’den aranan kadın, hastanede doğum yaptı, yakalandı, bebeğiyle birlikte gözaltına alındı.” Diyordu.
Babası oğlunun okuduğu haberi fark etti. Kaygılandı. Kaygısında da haklıydı. Ali’nin zihni karışmıştı. Nitekim sorduğu sorudan anlaşılmıştı.
—Anneciğim. Doğum yapanlar hemen iyileşir mi? Yeni bebek neden hapse gitmiş?
Zehra Hanım ve Süleyman Bey söylenecek söz bulamadı. Ama cevap vermek durumundaydılar. Süleyman Bey kestirmeden cevapladı.
—Evladım sen şimdi bu haberlere ve olaylara takma kafanı. Boş ver. Sen hikâyelerini oku.
Ama anne Zehra Hanım kaş-göz işaretiyle eşinden bir nevi izin alarak farklı cevap vereceğini hissettirdi.
—Evladım elbette her şeyin kuralı var. Ama kuralı bazı kimseler ya uygulamıyor, ya da yanlış uyguluyor. Bu yüzden de ortaya kimsenin aklına bile yatmayan yanlış durumlar ortaya çıkıyor. Örneğin; Bazı kimseler hırsızlık yapıyor, kavga çıkarıyor, bazen de bir başkasını öldürüyor. Bütün bunlar yanlış ve suç olan şeyler. Bu yanlışı kim yaparsa yapsın elbette ki kabul edilemez.
Ali bu türden bir cevabı anlamıştı ama zihnindeki soru cevapsızdı.
Tekrar sordu.
Zehra Hanım da cevapladı.
— Canım yavrum. Elbette hemen iyileşmez. Hatta bazen çocuklar daha özenle üç-beş gün, bir hafta hastanede kalması gerekir. Annenin de bakıma ihtiyacı vardır. Ama maalesef biraz önce dediğim gibi kurallar olmasına rağmen onu uygulamayanlar yanlışlığa sebep oluyor.
—Peki bizim ülkemizde yeni anneler ve bebekler için kural yok mu?
 Ali koca adam gibi sorular sordukça Zehra Hanım memnun olsa da vereceği cevaplar açısından kaygılanmıştı. Çünkü cevap içeriği Ali’yi büyüklere ve otoriteye, kanun uygulayıcılara karşı güvensizliğe, nefrete itebilir diye endişe etti. Ama cevaplamalıydı. Öyle de yaptı.
—Canım yavrum. Elbette bizim ülkemizde de kurallar var. Bütün dünya ülkelerinde benimsenen evrensel değerler ve hukuk var. Ülkemizde yeni anneler şayet bir konudan adli makamlarca aranıyorsa ve ceza çekmesi bile gerekiyorsa bebeği altı aylık olana kadar cezaevine konmaz. Bebek biraz büyüyünce annenin varsa cezası o zaman çeker. Bu kanunlarla korunmuştur.
Ali yine sordu.
—Peki bu teyzeyi neden hemen hapsetmişler. Onun ve bebeğinin bu hakkı yok mu?
Annesi kararlı şekilde cevapladı.
—Elbette o bebeğin annesi kim ise onun da bebeğinin de hakkı var ama onlara bunu yapanlar yanlış yapmışlar. O emri veren yanlış yapmış. Uygulayan yanlış yapmış.
Ali kızardı. Hesap sorar gibi tavır sergiledi.
—Peki anne onlara yapılsaydı bu yanlış veya onların karısına ve yeni bebeğine yapılsaydı acaba nasıl karşılardı?
Zehra Hanım yine oğlunu cevapsız bırakmadı. Ama üzgündü.
—Haklısın yavrum. O zaman kanuni haklarını aramaya uğraşırlardı. Basın-yayın organlarında dile getirmeye çalışırdı. Televizyonlara, görsel ve sosyal medyada paylaşır destek ararlardı.
—Peki kendilerine, kendi ailelerine yapılmasını istemediği kanunsuz bir şeyi niye başkasına yapıyorlar? O bebeğin annesinin suçu neymiş?
—Bu sorun çok güzel yavrum. Bu duyarlılığını asla kaybetme. Haklısın kanunlar herkese eşit uygulanmalı. Evrensel ilkeler herkes için eşit şekilde geçerli olmalı. Ama umarım bu haller bir gün son bulur. Hadi gel haksızlığa uğrayan kim olursa olsun dua edelim.
Zehra Hanım haberin ayrıntısını sessizce okudu.
—…… Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Büro Amirliği ekipleri, ………………Hastanesinde dün doğum yaptığını tespit ettiği Fadime G.’yi (henüz 1 günlük olan bebeğiyle birlikte) gözaltına alıp emniyete götürdü. Nezarethaneye koydu.
Sonra da sonra cevap verdi.
—O bebeğin annesinin suçu ise fakir çocuklara yardım olsun diye burs dediğimiz karşılıksız yardım toplamış. Bunu anlatmak daha da zor evladım. Bir de içli köfte, yaprak sarması, mantı gibi yemekler yapıp satmışlar ve bu paraları fakir kız talebelere vermişler.
Suçu(!) buymuş. Elbette bunlar evrensel değerlere göre suç olamaz ama ne yağarsın bu dönemde ısrarla bu yanlışı yağıyorlar. Dilerim Rabbim bu yanlıştan bir an önce bizleri kurtarır.
Ali sustu.
Annesine baktı.
Küçük çocuk anlayamadı.
Ali, çocuk saflığıyla annesine seslendi.
—Anne Allahımız yeni bebekleri kurtarsın. Yeni bebeğin annesine yaptıkları şeyler onu yapanların başına gelmesin.


Kaynak: Mağdur Haberleri – Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/08/30/ahmet-arslan-ilk-sutu-nezarethanede-icti/

Hiç yorum yok