Feryat



Hüzünle batıyor güneş, karamsarım bu akşamüstü,
Elim yazmaya varmıyor, sanki yürek kaleme küstü,
Mısralar anlamsız, bıraktım artık şairliği, ozanlığı,
Namerdin yanına kâr kalmış oyunbozanlığı.

Dalkavukların istilasında insanlık, ne erdem kalmış ne vakar,
Akıl göç etmiş bilinmezlere, vicdanlar satılık, diller riyakâr,
Dürüstlük kaybolmuş, varsa da binde bir o da nazarlık,
Adamlık terk-i diyar etmiş, son adresi mezarlık.

Dilleri lal, boynu bükülmüş yavruların, hepsi olmuş sus pus,
Minik yüreklerinde özlem ya babaları, ya anaları mahpus
Bu masumların gözyaşlarında boğulmuş merhamet ve adap,
Daha kaç çocuğun hayallerini yutacak bu dipsiz girdap.

Umutlar solmak üzere, fırtınaya gebe sanki sancılanmış afak,
Babanın oğula düşmanlığı imansızlıktı Bedir’de, şimdi ise nifak,
Dimdik duran mümin kalmadı, dizlerinin üstünde en metini,
Yetiş Ya Resulallah kurtar bu zilletten, kardeşlerim dediğin ümmetini.



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2018/09/17/feryat/

Hiç yorum yok